Vurdumduymaz mısınız?

Sayı : 24 / Şubat 2014, Konu Başlığı : Kendimizi Tanıyalım

Aile geçimsizliği konusunda en çok duyduğunuz şikayetlerden biri, eşlerin birbirlerini vurdumduymazlıkla suçlamasıdır. Eşlerden biri için heyecan uyandıran veya kaygı veren bir durum, diğerine önemsiz göründüğü zaman bu suçlama gündeme gelir. Peki vurdumduymazlığın sınırı nedir? İnsan hangi durumda, ne kadar endişelenmelidir? Olaylara nasıl ve hangi ölçüde tepki göstermelidir?

Kişiden kişiye değişebilen bir konu olan vurdumduymazlığı, İslam ahlakı bakımından incelemek istedik. Bu testi sizin için hazırladık.

1- Kocanız son zamanlarda masraflara yetişememekten şikayetçi. Faturalarınızın, harcamalarınızın çok yüksek olduğunu söylüyor. Ne yaparsınız?

a- O her zaman bir şeylerden şikayet eder zaten. Ne yapalım yani!?

b- Eleştirilerini dikkate alırım. Harcamalarımızı kısarım. Çocuklarımızı da uyarırım. Gereksiz yere sarfiyatta bulunmamaya gayret ederim. Yine de şikâyet ediyorsa oturup meseleyi konuşur, başka neler yapabileceğimizi araştırırım. Eşimin bir konuda şikâyeti varsa, buna aldırış etmeyip kafamın dikine gitmek saygısız bir davranış olur.

Cevap: Vurdumduymazlık, en temelde kendi seçimlerini ve davranışlarını karşı tarafa dayatmak demektir. Eşinin sıkıntılarını anlamaya çalışmamak, uyarılarına aldırış etmemek, bir tür bencillik göstergesidir. Oysa eşler birbirlerinden gelen sinyallere kendilerini açık tutmalıdırlar. Zamanında yapılan ikazlara aldırış etmeyen vurdumduymaz kişiler, karşı tarafı çileden çıkarır ve en sonunda büyük öfke patlamalarına yol açarlar. Bazen zamanında önlem alınmadığı için büyük sıkıntılar ortaya çıkar. Bu sebeple ikazları zamanında değerlendirmemiz gerekir.

2- Çocuğunuzun okulunda veli toplantısı oldu. Öğretmeni çocuğunuz hakkında bazı uyarılarda bulundu. Ayrıca diğer veliler de çocuğunuzun davranışları konusunda şikâyette bulundular. Nasıl davranırsınız?

a- Çok canım sıkılır. Bir daha veli toplantısına gitmem.

b- Hemen konuyla ilgilenirim. Çocuğumla konuşurum, eşimi durumdan haberdar ederim. Şikayetçi kişilerden helallik ister, sıkıntılarını çözmeye çalışırım.

Cevap: Vurdumduymaz kişiler çoğu zaman sadece aile fertlerini üzmekle kalmaz, etrafa verdiği sıkıntılarla, birçok kişiyi sinirlendirir. Çünkü umursamaz kişilerin yetiştirdiği çocuklar da anne babasının ahlakını örnek alır ve davranışlarıyla etrafındakileri sinirlendirir. Anne babalar çocuklarıyla ilgili sorumluluklarından kaçmakla bu işin sonuçlarından kurtulamazlar. Zamanında terbiyesini vermediğiniz evladınız ilerde çok daha büyük sorunlar yaşar ve size de acılar yaşatır. Bu sebeple meseleleri zamanında çözmeye çalışın, kaçmakla daha da büyümesine sebep olmayın.

3- Evinizde deprem riski olduğunu öğrendiğiniz zaman veya arabanızda, kullandığınız eşyalarda arıza belirtisi gördüğünüz zaman ne yaparsınız?

a- Kaderde ne varsa o olur. Tevekkül ederim.

b- Elimden gelen tedbiri alırım. Elbette Allah'ın takdiri benim hesap edemediğim bir şekilde gerçekleşebilir ama hiç değilse ben sorumlu olmayayım.

Cevap: Tasasız insanlar sorumluluklarından kaçmak için kader veya tevekkül gibi kavramlara sığınabilirler. Oysa tevekkül Allah yolunda çalışan kişilerin dünya işlerini Allah'a vekalet etmesi demektir. Allah tembel ve kaygısız kişilere bir garanti vermemiştir. İnsan her iki dünyadaki selameti için elinden geleni yapmaktan sorumludur. “İnsana kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm, 39) Bir kul, riski bildiği halde tedbir almadığı zaman, zarara uğrarsa karşılığında mükâfat alamaz. Ama önlemek elinde olmayan bir musibet çatarsa, uğradığı kayıplar onun için sadaka olur, mükâfatını alır.

4- Yaşlı anne veya babanız bir süreden beri hiçbir şeyle ilgilenmiyor. Eskiden çok hassas olduğu konulara aldırış etmiyor. Hatta sağlığını, güvenlikle ilgili konuları bile önemsemiyor. Ne yaparsınız?

a- İyi işte, kendini boş şeyler için üzmesin. Hayatı akışına bıraksın.

b- Durumunu incelerim. Şüphe verici belirtiler görürsem doktora veya psikiyatra götürürüm. Onun tavsiyelerine göre hareket ederim. Yalnız bırakmamaya dikkat ederim.

Cevap: Yaşlılıkta görülen tepkisizlik ve aldırışsızlık hali bazen erken bunama, Parkinson, Alzheimer gibi rahatsızlıkların belirtisi olabilir. Yaşlı yakınınız, bir hadise karşısında normalde gösterdiği ilgi veya tepkiyi göstermiyorsa durumunu takip etmelisiniz. Bazen böyle davranışların nedeni araştırıldığında, beyinde bulunan bir tümörün buna sebep olduğu anlaşılabiliyor. Huy zannedilen bu halin ameliyat ve tedaviden sonra azaldığı, iyi yönde değiştiği görülebiliyor.

Aşırı derecede kayıtsızlık ve ilgisizlik hali, bazen depresyon göstergesi de olabilir. Eğer kişi gelip geçici olarak değil, uzun bir zamandan beri, yapması gereken işleri yapamıyor, kendini hiçbir şeye motive edemiyor, hiçbir şeye istek, heves duymuyor ve aldırış etmiyorsa bunun nedeni “tasasızlık” olmayabilir.

Bazen bu depresif durum kişinin geçirdiği iflas, boşanma, hastalık, yakınlarından birinin kaybı gibi vakıalara karşı kişinin sürüklendiği bir ruh hali olabilir. Kişi sanki içine çekilir ve gerçek hayata karşı hissizleşir.

Her insanın hayata karşı geliştirdiği tepki farklıdır. Kimisi aşırı tepki gösterir, yerinde duramaz, kabullenmekten başka çare olmayan durumları bile kabullenmeyi reddeder. Kimisi de pasif bir tepki gösterir, durgunlaşır, ağzından kerpetenle laf çıkar. Hüzün ve kendine acıma haline gömülür. Yapabileceği şeyleri de yapmayıp her şeyi boş verir.

Bazen kişilerin bu durumdan sıyrılması için tedaviye veya desteğe ihtiyacı olabilir. Destek olmak yerine zorlamak veya suçlamak ona faydalı olmayacak, aksine zarar verecektir.


Sayı : 24
Büyük Kapak