Ya Rasulallah

Sayı : 2 / Nisan 2012, Konu Başlığı : Gönülden Gönüle

Sana nice şiirler yazıldı, muhabbetle yanan gönüllerden kopup gelen…
Nice güzel sözler terennüm edildi de senin yüceliğin karşısında eridi mahcubiyetten…

Nice usta şairler seni anlatmaya kalkışınca takatsiz kalıp bitkin düşerken... Ben kim oluyorum da sana bu mektubu yazıyorum?
Ya Rasulallah! Benim seni methetmeye yetecek güzel kasidelerim, na’tlerim yok. Hem Rabbin methetmiş,
katındaki yüce mertebeni bildirmişken buna hacet de yok…

Ya Rasulallah! Rabbim yüce kitabında senin için; “siracen munir,” buyurmuş… Yani senin, nurlandırılmış
bir kandil olduğunu haber vermiş. Anladım ki; yalnız senin getirdiğin haberdir, benim bu alacakaranlık ömür yolculuğumda yolumu aydınlatan...

Sen, getirdiğin müjdelerle benim hayatımı manasızlık girdabından çekip çıkardın. Sen’in bin bir çileler çekerek bizlere ulaştırdığın haberlerdir; bize ebediyeti müjdeleyen ve gayesizlikten kurtaran…

İnsanlık cehalet ve vahşet kuyusunda mahpusken; Sen’sin kurtuluş ipini sarkıtan… Taşın, ağacın önünde diz çöken zavallıları, Sen’sin ayağa kaldıran… Âlemlerin Rabbine aracısız kulluk edemeyeceğini zanneden zavallılara insanın değerini anlatan…

Boş tartışmaların sarkacında gidip gelirken yönünü kaybetmiş ehli kitaba; Sen’sin unuttuklarını hatırlatan… Sen’sin zalimlerin elini zulümden alıkoyan, mazlumları arkalayan…

İnsanlık cehenneme koşarken önlerinde bir başına set olan… Çılgın kalabalıklar karşısında yılmayıp, yıkılmayıp, Rabbinin yardımına inanan…

Sensin bize Rabbimizin yıldız yıldız ayetlerini ulaştıran… Bu uğurda malını, mülkünü en sevdiklerini harcayan… Ve senin sünnetindir bizi bu ıssız dünya çölünde kaybolmaktan kurtaran…

Sidre i müntahaya, kab ı kavseyn makamına ulaşan, Âlemlerin Rabbinin huzuruna kavuşan… Mevlasıyla baş başa kaldığı anda bile ümmetini anan… Kendisine bahşedilen dua hakkını bize şefaat etmek için ahrete saklayan…

Ya Rasulallah; Rabbim senin için; “Sizin için onda güzel bir örnek vardır,” diyerek bize seni örnek
gösterdi. Ama biz seni örnek almakta gayret göstermedik! (Ey Habibim. Ümmetine) “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Diye davetiye göndererek, bizi senin sünnetine çağırdı. Ama biz senin nurlu yolunda hakkıyla yürüyemedik!

Buna rağmen umudumuzu kaybetmedik. Çünkü Mevlamız senin için; “ o size pek düşkündür, sizin zahmet çekmenize kıyamaz,” buyurmuştu.

Ya Rasulallah! Sen bize kıyamazsın ama biz kendimize kıydık. Sen bizi uyardığın halde, din yolunda münakaşalar çıkarıp parça parça bölündük. “Sözün en güzeline” uymayı bırakıp, kendi hevamıza uyduk!

Şeytanın adımlarına takıldık, senin çizdiğin sırat ı müstakimden saptık. Sonunda iki dünyada da perişan bir hale düştük!

Şimdi sana yakışan bir ümmet olamadığımız için mahcubuz. Bununla birlikte Rabbimizin affı sevmesi ve Sana kendi katında büyük şefaat hakkı tanıması biricik umudumuz…

Ne olur bizi ümmetliğinden reddetme! Ne olur bizim hidayetimiz ve düşmanlarımıza karşı zaferimiz için dua etmekten vazgeçme!

Ey Rabbim! Sen Habibine salat eyle… âline, ashabına ve etba’ına selam eyle… Ümmetine de bu karanlık devirde hidayet ve yardım eyle… Amin!


Sayı : 2
Büyük Kapak