Yeni Sayımız: "Allah, Kalplerin Özünü Bilir"

Sayı : 48 / Şubat 2016, Konu Başlığı : Güldeste

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Allah'ın Rahmeti ve Bereketi üzerimize olsun.

İnsan, dıştan bakıldığında bir canlı türü gibi görünse de, ortaya koyduğu iyi ve kötü işleri ve eserlerine bakıldığında iç âleminde koca bir evreni saklayan çok sırlı bir varlık olduğu anlaşılmaktadır. Evet, insan hiçbir canlının ve hatta meleklerin bile anlayamadığı engin bir kalp ufkuna sahiptir. Ancak Allah-u Zülcelâl’in meleklerini önünde secde ettirdiği bu varlık, aynı zamanda şeytanlarının da oyuncağı olabilmektedir.

İnsanı ahsen-i takvim zirvesine çıkaran da kalptir, esfel-i safiline yuvarlayan da. İnsanın kalbi, Allah-u Zülcelâl’i tanımasını ve sevmesini mümkün kılan çok yüksek bir istidada sahiptir. Ancak bu istidadın inkişaf etmesi için kalp aynasının nefsani duyguların pasından arınması gerekmektedir. Çünkü Yüceler yücesi Rabbimiz, kalp evi tertemiz olmadıkça oraya misafir olmamaktadır.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, “…takva buradadır,” (Buhârî, İman 39; Müslim, Müsakat 107) buyurarak, eliyle kalbini göstermek suretiyle, günah ve kötülüklerden arınmanın ancak kalp temizliğiyle mümkün olabileceğini işaret etmektedir.

Hatta tasavvuf yolunda kalbin Allah'tan başka her şeyden arınması gerektiği bildirilmektedir. Çünkü kalbimizi lüzumundan faza meşgul ettiğimiz her şey, onda bir gölgeye sebep olacak ve azalarımızı da Allah'ı sevmediği bir amele sevk edecektir. Bu sebeple İsmail Hakkı Bursevî’nin dile getirdiği gibi;

Dil beyt-i Hüdâ’dır, ânı pâkeyle sivâdan
Kasrına nüzûl eyleye Rahmân gecelerde


Yani, “Kalp, Hüda’nın evidir; onu Allahtan gayrı her şeyden temizle; böylece Rahman gecelerde sarayına insin.”

Allah-u Teâlâ kalplerimizi Allah'ın sevgisiyle ve Allah'ın sevgisini kazanmaya vesile olan sevgilerle meşgul etsin; sevmediği şeylerin sevgisinden arındırsın. Âmin.


Sayı : 48
Büyük Kapak