Yeni Sayımız Çıktı: "Kişi Arkadaşının Dini Üzeredir"

Sayı : 49 / Mart 2016, Konu Başlığı : Güldeste

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Allah'ın Rahmeti ve Bereketi üzerimize olsun.

Bu sayımızı, bir Müslüman olarak, ünsiyet kurduğumuz ahbaplarımızı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini incelemeye ayırdık.

İçinde bulunduğumuz ahir zaman, Allah'ın sevmediği hal ve hareketlerin alabildiğine yaygınlaştığı, ahlaki çöküntünün dibe vurduğu, mümince ahlak ve edebin adeta unutulduğu bir dönemdir.

Günümüzde insanlar Allah'ın haram kıldığı eylemleri aleni bir şekilde yapıyor ve bunları övünürcesine konu komşularına anlatıyorlar. Mesela gittikleri tatil yerinde, düğünde, eğlence mekânında işledikleri haramları ballandıra ballandıra anlatıyor, bunların fotoğrafını çekip başkalarını da günahlarına şahit tutabiliyorlar.

Müslümanların büyük çoğunluğu da bugün bunlara tepki göstermeye çekiniyor; sanki normal bir şeymiş gibi seyirci kalıyor. Hatta daha da ötesi, “Ayıp olmasın” korkusuyla, bunları beğenmişçesine, onaylarcasına hal ve tavırlar içine girebiliyor.

Ne yazık ki bugün Müslümanlar olarak bizler, dinimizin “fahşa ve münker” saydığı, çirkinliği apaçık olan günahlara karşı bile duyarsızlaştık. Bütün bunların kalplerimizdeki imana, takvaya ve Allah sevgisine nasıl bir zarar verdiğini çoğumuz düşünmüyoruz.

Böyle bir ahbaplığın bizim imanımızda açtığı yaraları hissedemiyorsak her halde bu hayli duyarsızlaşmış olmamızdandır. Eğer Allah'ın hükümlerinin hiçe sayılması karşısında böylesine aldırmazlık halinde olmanın kalbimizde bıraktığı karanlık lekeleri bilseydik asla böyle ilişkiler kurmazdık.

Evet, belki günümüz şartları gerçekten de azgınlık ve tuğyan zamanları. Eski zamanın günahkârının bile bir edebi vardı; utanır sıkılır, gizleme ihtiyacı duyardı. Belki Allah ile kul arasında kalan o günahları Rabbi bağışlardı. Bugün ise batılılaşma, modernleşme adı altında son derece cüretkâr bir şekilde günahlar işleniyor. Müslümanların mutlaka böyle kişilerle arasına ciddi bir mesafe koyması gerekiyor. Yoksa onlara karşı tepkisiz kalışımızın bedelini Rabbimizle olan ilişkimizde çok acı bir şekilde öderiz.

Ayrıca ahbaplık ettiğimiz, haşır neşir olmaktan kaçınmadığımız bu kişilerin hayat tarzının yanlış olduğunu çocuklarımıza izah etmekte zorlanırız. Zaten böyle bir çağda çocuklarımıza kendi doğrularımızı, hassasiyetlerimizi ve onların önemini kavratmak son derece zorlaşmıştır. Kendimize dost ve ahbap edindiğimiz kişiler, mutlaka çocuklarımıza aktarmaya çalıştığımız değerleri pekiştiren bir hayat tarzına sahip olmalıdır.

Allah-u Teâlâ bizi ve evlatlarımızı zamanın fitnelerinden muhafaza etsin. Bizi de onları da kendi rızasına uygun davranan kullarından eylesin. Âmin.


Sayı : 49
Büyük Kapak